Zeynep Casalini


Bir çift mavi göz ve fonda şahane bir ses…
Bir bahar akşamı rastladık Zeynep Casalini’ye. Yeni single’ını, projelerini, Bodrum’u, veganlığı, hatta duvarlarını konuştuk. Casalini’nin anlatası bizim de dinleyesimiz vardı. Satır arasında bizi bizden alan şarkı sözleri ve huzurlarınızda Zeynep Casalini…
Bodrum’a yerleşme süreciniz, Bodrum ile ilk tanışmanız, size hatırlattıkları, siz de bıraktıkları, kısacası Zeynep Casalini için Bodrum ne ifade ediyor?
Dünya üzerinde en sevdiğim yer kesinlikle Bodrum. Bütün çocukluğum ve gençliğim Bodrum’da geçti. O zamanlar sarışın, mavi gözlü bizim ırkımızda daha azdı. Beni Bodrumlu Zeyno olarak tanırdı herkes. Yüzmeyi burada öğrendim. Tekneden atlamak, scuba diving yapmak, hatta denize dair her şeyi burada öğrendim. Top atıldığında Ramazan’da hepimiz elimizde taşlarla beklerdik iskelede. Top atılınca da denize atardık o koca taşları. Çim çim (karides) yakalardık avucumuzla. Torbada onları yakalar, şişelere doldurur, sonra da tekrar denize dökerdik. Bodrum benim için çok kıymetli.
Vegan olmak, bu kararı nasıl verdiniz?
Beslenme uzmanım aynı zamanda yaşam rehberim Silvia Egger’la 10 yıl önce tanıştım. O dönemde çok büyük sorunlarım vardı. Cildim kötüydü, kiloyla ilgili problemlerim vardı, sindirim sistemim tamamen iflas etmiş durumdaydı. Sesim hep kısıktı. Şarkıcıyım ama o sesi nasıl çıkartıyordum ben biliyorum. İşte tam da o dönemde yolum Silvia ile kesişti. Bana veganlığın ne demek olduğunu anlattı.
Zaten dünyaya bakışınız o tarafa döndü mü bir daha geri almanız mümkün değil. Veganlık bir sağlık meselesi değil aslında, etik meselesi. Kuş, böcek, çiçek, aslan, kaplan, inek, koyun, domuz bunların hepsi birer tür ve onlara saygı duymak gerekiyor. İnsan türüne saygı duyduğunuz gibi. Siz onlara hükmedeceğinizi düşünüyorsunuz ve onları yiyebileceğinizi, anneleri ve bebekleri ayırabileceğinizi. Bu çok korkunç bir yanılgı.
Bütün bu söylenen süt için, bilmem ne yiyin çocuklarınız büyüsün hepsi sistemin dayattığı ve mecbur olduğunuzu zannetmenizi sağlayan şeyler. Karşımızda öyle bir endüstri var ki yıkılması imkansız diye düşünülüyordu. Fakat veganlık 2018’de %250 arttı. Yemek, doktor, ilaç bunlar bir üçgen. O ilaçlar aslında sizi iyileştirmiyor. Bir süreliğine rahatsızlığınızı kısmen ortadan kaldırıp başka bir yeri hasta ediyor.
Vegan beslenmeye yönelik bir tarif vermek ister misiniz?
Badem sütü ve badem peynirinin tarifini vereyim. Bunun için; su, badem ve iyi bir blendera ihtiyacımız var. Bademleri bir gece suda bekletiyoruz. Bir ölçü bademe 4 ölçü su kullanıyoruz. Su ve bademleri blenderdan geçiriyoruz. Ardından bu karışımı tülbent yardımıyla süzüyoruz. Badem sütümüz hazır. Tülbent içinde kalan posa püre gibi oluyor. İçerisine tuz, limon, zeytinyağı ve istediğiniz baharatı ekleyerek çökelek kıvamında lezzetli bir peynir elde ediyoruz.
Yakın zamanda dinleyicilerinizin beğenisine sunduğunuz “Ben Böyle” adlı single çalışmanızın hikayesini anlatır mısınız?
“Ben Böyle” söz ve müziği Necati ve Saykolar’dan tanıdığımız Necati Karadayı’ya, düzenlemesi Hüseyin Cevahir Ünal’a ait. Bu single’nin şöyle bir öyküsü var. Hayko Cepkin’in Şirince’deki mekanında bir pazar günü keyifli vakit geçirirken Necati’ye bana bir şarkı yap artık, ne kadar daha bekleyeceğim dedim. O gece bana yolladı şarkıyı. Çok şaşırdım, gece o saatte mutluluktan uçtum. Bu kadar kısa sürede ve tam bir Zeynep Casalini şarkısı. Tepkiler oldukça iyi. 2019 yılına keyifli bir başlangıç oldu benim için.
Zeynep Casalini’nin duvarları var mı?
Duvarlarım bazı konularda var ama bunlar insan ilişkileriyle alakalı değil. Çünkü hayatın dönüşümüne, gelişimine ve insanların da dönüştüğüne inanıyorum. Çok fazla duvarım olduğunu zannetmiyorum. Çok çabuk bağışlarım, kolay kolay küsmem. İnsan eğer başka çareleri varken kötü yollara başvuruyorsa orada duvar koyabilirim. Çünkü kötülüğü sevmiyorum.
Sanat yaşamınız ve özelinizde nelere iyi ki diyorsunuz?
Kızlarım Ceren ve Daphne. Hayatımda yaptığım en güzel şeyler. İyi ki saçımı kestirdim mesela 10 gün önce. İyi ki müzik yapıyorum. İyi ki güzel dostlarım var. İyi ki Bodrum’da yaşıyorum. Bir sürü iyikilerim var aslında. İyi ki Sezen Aksu’yla çalıştım. İyi ki şahane müzisyen dostlarım var.
Yakın zamanda dinleyicilerinizi bekleyen sürprizler var mı?
Yeni projelerinizi duymak isteriz. Stüdyolar, yeni şarkılar, klipler var. Önümüzdeki 2 ay içinde bayağı bir şeyler var. Her türlü duruma inat çalışacağız ve üretmeye devam edeceğiz. Güzel şeyler yolda, bomba gibi. Gitme adlı single’miz çıkıyor, klibini de çekeceğiz yakın zamanda. Mayıs ortasında “Aşksa Eğer” ile tanışacaksınız. Müziği Ender Akay, sözleri Sinem Dinçer’e ait. Ardından teomanın “sessiz eller” parçası geliyor cover olarak. Bir de yine Teoman’dan yepyeni bir şarkı geliyor. Kısacası dolu dolu bir yaz bizi bekliyor. Bu arada yakın zamanda çıkarmayı planladığımız best of albümümün kapağını Daphne çizdi.