Sanata Adanmış Bir Ömür


Ömrünü sanata adayan, emek verdiği her alanda başarıyı yakalayan ve değer katan bir sanat adamı…

Numan Pekdemir’in notaların dili olsa da anlatsa denilecek türden başarı öyküsüne kulak verdik. Türk-Yunan Dostluk Konseri öncesinde 40 yılı aşan sanat yaşamından Bodrum Oda Orkestrası’na, ilham veren detayları kaleme aldık.

Bir zemheri sabahı Turgutreis’te sıcacık evinde gerçekleşen sohbetimize Türk-Yunan Dostluk Konseri’ne dair detayları dinleyerek başladık.

Bodrum Oda Orkestrası olarak Türk-Yunan Dostluk Konseri’ni 26 Ocak’ta Herodot Kültür Merkezi’nde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 

Yunanlı şef Nikos Haliassas tarafından yönetilecek konserde, Türkiye’den ünlü keman sanatçısı Cihat Aşkın, Yunanistan’dan mezzo soprano İnez Zikou ile buziki sanatçısı Konstantinis Gedikis ve baş kemancı olarak da Sema Korkut yer alacak. Türk ve Yunan bestecilerin eserlerinin seslendirileceği konser programında ilk olarak Ulvi Cemal Erkin’in keman konçertosu, ardından Teodorakis’in Zorba’sı yorumlanacak.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrasında başlayan, 40 yılı aşkın sanat yaşamınıza neleri sığdırdınız? 

1976’da İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nda kontrbas sanatçısı olarak göreve başladım. Sanat hayatımın özetini geçmeden önce bana etkisi olan değerlerden bahsetmek isterim. Babam Ali Haydar Pekdemir, ilk öğretmenim İzzet Kaya, dayım Murat Tengiz, diğer dayım eski Ticaret Bakanı Zeyyat Mandalinci, İzmir Konservatuvar Müdürü Orhan Barlas, Berlin Filarmoni Orkestrası kontrbasçılarından Curt Wallner ve Heinz Fromme. Hepsine şükran borçluyum.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nda, görev yaptığım süre içerisinde dünyanın önde gelen şef ve solistlerini İzmir’e davet ettim. Yabancı orkestra şeflerinden Iosif Conta, Veronika Dudarova, Cansug Kahidze orkestramızı yönetti. Dünyanın en önemli gitar sanatçılarından Narciso Yepes, Alirio Diaz, Pepe Romero, kemancılardan; Igor Oistrachk, Oleg Kagan, Alexander Markov, Konstanty Kulka, piyanistlerden; Grigory Sokolov, Lazar Berman, Evgeni Malinin, Pan flütün dâhisi Gheorge Zamfir etkinlikler kapsamında konuğumuz oldular. AKM de biletler ilk gün tükenir, sezon boyunca konserler tamamen dolardı. Cumhuriyet konserleri, Zamfir ile yapılan Efes konserlerini de ilave edecek olursak o dönemde büyük başarılar elde ettik. Şüphesiz bunları tekbaşıma değil arkadaşlarımla birlikte gerçekleştirdik.

Yıl 1998. Cumhuriyetin 75. yılı. Turgutreis’in göbeğinde bir konser gerçekleştirmek için kolları sıvadım. Dönemin Kültür Bakanı ve aynı zamanda yakın dostum olan İstemihan Talay’a projemden bahsettim. Fikirden oldukça etkilendi. Karabağ’da Turgutreis’in doğduğu köye bir büst yaptırmayı ve büstün açılışını da kendisinin yapmasını çok istediğimi belirttim. Beni kırmadı, konsere bizzat iştirak etti. Beethoven'ın 5. Senfonisini Kültür Bakanı ile yanyana dinleyen rahmetli babam bana dönüp, iyi ki bu mesleği seçmişsin, memleketin için ne güzel bir hizmet verdin demişti.

Emekli olduktan sonra 2007 yılında Bodrum Oda Orkestrası’nı kurdum.

Bodrum Oda Orkestrası nasıl doğdu?

Dönemin Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan’ı ziyaret ederek projemi anlattım, ilgiyle dinledi, meclisi topladı ve kararını aldı. “Bodrum Belediyesi Oda Orkestrası” olarak açılış konserini 16 Mayıs 2008 akşamı Gürer Aykal ve Suna Kan ile Bodrum’da verdik. Bodrumlular çok ilgi gösterdiler, hala da öyle. Daha sonra İdil Biret ve diğer sanatçılarımızla Kale’de devamı geldi. 

2018 yılında orkestramızın 10. yılını bir kaç etkinlikle kutladık. Son konserimizi 8 Eylül’de Antik Tiyatro’da verdik.

Hayata geçirmek istediğiniz başka projeleriniz var mı?

Ülkemizdeki orkestraların temelinde küçük oda orkestraları vardır. Şu an amacım Bodrum’a “Bodrum Belediyesi Senfoni Orkestrasını”kazandırmak. 31 Martta Bodrum’da ve ülkemizde Belediye Başkanlığı seçimleri yapılacak. Hangi görüşten olursak olalım eğer demokrasiye inanıyorsak seçilen hepimizin belediye başkanıdır. Benim projelerim hazır. Nisan’ın ilk haftası sayın başkanın çayını içmeye gideceğim ve meclis üyeleriyle birlikte bir brifing vereceğim. 

Bodrum sadece orkestrasıyla değil, kış dönemi yapacağı etkinliklerle de adından bahsettirmelidir. İnanıyorum ki bu orkestra daha sonra Bodrum Devlet Senfoni Orkestrası olarak sanat dünyamızda yerini alacaktır. Kültür kurumları bir kentin olmazsa olmazlarındandır. Madem ki Bodrum batıya açılan en büyük pencerelerden biri, kentin kültür varlıkları da en az kentin alt yapısı kadar önemlidir. 

Konservatuvar eğitimine karar vermenizde ailenizin rolü ne oldu?

Ailemde sanata yatkınlık vardır. Baba dedem Numan Pekdemir Karatoprak Camii’nin imamı ve ilkokul öğretmenidir. Bugünün İstanbul Konservatuvarı olan Darülelhan’da müzik, makam ve ses eğitimi dersleri alan biridir. Babam Ali Haydar Pekdemir 35 yıla yakın Turgutreis Yalı Cami imamlığı yapmış aydın bir adamdır. Mezun olduğum dönemde İndiana Üniversitesi’nde burs kazanmıştım. Rahmetli babam “Konservatuvara gittin, bir kuruş para vermedim. Seni devlet okuttu, devlet yetiştirdi. Gel sen beni dinle, kendi memleketine hizmet et” demişti.

Annem Hacı İsmihan Pekdemir bugün 94 yaşında. Düzenlediğim tüm konserlere gelir hem de büyük zevk alarak. 

Eşim Huriye Candan Pekdemir emekli öğretmen. Eskilerin bir sözü vardır. “Komşudan kız almak kalaylı kaptan su içmeye benzer.” Komşu kızıydı ama biz birbirimizi tanımıyorduk. Babalarımız birbirini çok iyi tanıyordu. İstediğimiz vakit babası “Ali hocanın oğlumu, verdim gitti” demişti. Eşim de sanat yaşamım boyunca her daim en büyük destekçim oldu.

Meslek yaşamınız boyunca sizi çok etkileyen bir anınızı dinlemek isteriz?

Yıl 1987. Oleg Kagan dünyanın en iyi kemancılarından biri. Rusya ile görüşüp gereken anlaşmalarımızı yaptık. Konser vakti yoğun kar ve sis bastırdı Moskova Havaalanını. Cuma akşam konser var, perşembe prova yapmamız şart. Cuma sabah biz prova yapıyoruz, o Moskova’dan yeni çıkıyor. Uçakla İstanbul’a oradan İzmir’e geçecek. Fakat bu kez İzmir uçağında yer yok. Havayolları müdürünü aradım, espriyle uçağa girin bir adamı kolundan tutun atın, bu adamı getirin bu akşam konsere çıkmalı dedim. Uçak 19:00’da inecek, konser 20.30 da. Çiğli’den alıp yetiştireceğim. Vecdi Gönül o vakit İzmir Valisi. Durumu kendilerine ilettim, trafiğe takılmamak için eskort desteği istedim. Havaalanına ulaştım uçak rötar yapmış, 20:30’da inecekmiş. Hemen AKM’yi aradım, başkemancı ile görüştüm. Soru sorma talimatımı aynen uygula dedim. Konsere 10 dakika geç çıkıyorsunuz, sen herkesi dolaşarak tek tek akort yapıyorsun. Daha sonra hava muhalefeti sebebiyle konuğumuzun aradan sonra çıkacağını söylüyorsun dedim. Salon tıka basa dolu 1000 kişi. Kagan 20:30’da geldi. Son hız AKM’ye gittik. Üzerini değiştirdi ve prova bile yapamadan konsere çıktı. Şükürler olsun ki konser sonunda seyirci ayakta alkışladı. 

Numan Pekdemir kimdir?

27 Ocak 1951’de Turgutreis’te dünyaya gelen Numan Pekdemir, 1968 yılında İzmir Devlet Konservatuvarı sınavlarını kazanarak kontrbas bölümünde Curt Wallner’in öğrencisi oldu. 1972’de Ankara Devlet Konservatuvarına geçti. 1976 yılında İzmir Devlet Senfoni Orkestrasında kontrbas sanatçısı olarak göreve başladı. 1986’da İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın müdür yardımcılığına, 1987 yılında da orkestra müdürlüğüne seçildi ve bu görevini 1999 yılına kadar sürdürdü. 2000 yılında Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’na sanatçı-müdür olarak atandı. 

İzmir ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın konser programlarında dünya çapında önemli şef ve solistlerin de katılımıyla Efes, Aspendos, Bodrum, Çeşme, Turgutreis ve İzmir Cumhuriyet Meydanı açık hava konserlerinde onbinleri sanatla buluşturdu. 

2004-2007 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Numan Pekdemir, ikibine yakın konserde sanatçı olarak görev aldı.

2007 yılından bu yana kurucusu olduğu Bodrum Oda Orkestrası ile, Güney Kore turnesinin yanısıra yurt içinde çok sayıda başarılı etkinliğe imza attı.